☰
✕

DEMOKRATİK CUMHURBAŞKANI NASIL OLUR?

Bir Atatürk Anısı

Abone Ol
DEMOKRATİK CUMHURBAŞKANI NASIL OLUR?     1931 yılının son aylarıydı. Bir gece Cumhurbaşkanlığı Köşkünde eğitim üzerine konuşuluyordu. Hiçbir sözünü esirgemeden konuşan Aydın milletvekili Reşit Galip, Mustafa Kemal´in Harbiye´den öğretmeni olan milli eğitim bakanı Esat Sagay´ı sert bir dille eleştiriyordu. Mustafa Kemal daha fazla tahammül edemeyip, ´´Burada olmayan hocam hakkında böyle konuşmanıza müsaade edemem.´´ deyince, Reşit Galip itiraz etti, ´´Biz hiçbir menfaat gözetmeden çalışıyoruz, siz bizi azarlıyorsunuz.´´ dedi. Ortam gerilmiş, kaşlar çatılmıştı. Mustafa Kemal kararlı ses tonuyla, ´´ Yoruldunuz artık, buyrun istirahat edin´´ diyerek, kibarca sofradan kalkmasını istedi.     Fakat Reşit Galip, Paşa´yı dinlemedi, bilakis, karşı geldi. ´´Burası sizin sofranız değil, milletin sofrası, milletin işlerini görüşüyoruz. Burada olmak sizin kadar benim de hakkım.´´ dedi.      Zamanının en büyüğü Atatürk, demokrasi tarihine yazılan bir davranışta bulundu. ´´Öyleyse, ben kalkayım dedi.´´ ve salondan çıktı.    7 düvele meydan okumuş, savaşmış ve bir devlet kurmuş Mustafa Kemal Paşa´nın demokrasiye olan saygısına ve inancına bakın. 7 düvelin memleketten çıkaramadığı birisini, demokrasiye olan inancı salondan çıkarabiliyor.     Bugüne bakıyorum, eğer ki birisi sayın Cumhurbaşkanı´na kafa tutsa neler olur, başına neler gelir, nerelere sürülür, hangi suçlardan yargılanır?   NOT: Sakın ola ki kimse benim Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile Sayın Erdoğan´ı kıyas ettiğimi zannetmesin, yanılır. Çünkü bilirim ki Sayın Erdoğan, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa´nın kurduğu memlekette gelip geçici bir siyasetçidir.