Demirel' in Fotörü Demokrasinin Simgesidir.

Şapkaya gelene kadar bir takım anlatımlar yapmam gerekiyor.

Abone Ol
Her şeyde çok fazla değişim yapar ve bunu da süreklilik haline getiriseniz sizin gizli bir niyet içinde olduğunuz anlamı çıkar. Devlet, elbette sistemini yenileyecektir ama bunu parmağım kör gözüne diye diye yapmayacaktır. Şu ana kadar Anayasa 19 defa değişikliğe uğramış. 7' si diğer hükumetlerde, 12' si AK Parti zamanında gerçekleştirilmiş. Ve Bugünlerde yapılmakta olan yeni Anayasa çalışması "Sivil Anayasa" şeklkinde ifade ediliyor. Farkında olmayan da mevcut anayasanın sivilleşmemiş bir anayasa olduğunu zannedecek. Sn. Erdoğan, 2003-2014 yılları arasında 11 yıl başbakanlık yaparken, 2014' den beri de cumhurbaşkanıdır. Bu görevi 2023' e kadar re' sen devam edecek. O gün geldiğinde toplamda 20 yıl 1. adam olarak memleketi idare etmiş sayılacak. Cumhuriyet boyunca böyle bir nasip sadece Sn. Erdoğan'a aittir. Bunu 3 dönem milletvekilliğiyle karşılaştırmayın. Demirel 6 kez gidip, 7 defa gelmişti. Bu bir demokrasi örneğiydi, ne hikmetse onu hep şapkasını alıp giden "korkak biri" olarak nitelediler. Demokratik parlamenter idarelerde gelenin gitmeme gibi bir keyfi olmaz olmamalıdır. Oysa yasalar açık! Seçim tarihleri belli, arada bir erken seçim de oluyor. Eldeki malzemeyi doğru kullanmak da bir meziyettir. Ancak kötü örneklerimiz var: İstanbul belediye seçimleri için, 13 bin oyla seçim mi kazanılırmış dendi. Buna karşılık halk "Öyle mi?" deyip tekrarlanan seçimde 800 bin fark atarak cevap verdi. Bu defa "Topal ördek" tablosu çıktı karşımıza... Meğer bununla belediye başkanının yetkilerinin tırpanlanacağını anlamalı imişiz. Vatandaş ali cengiz oyunlarına alışık değil. Normal demokrasilerde şahıs değil halk iradesi geçerlidir. Yani kazanan gelir, kaybeden gider formülü. Ama niyet halis değilse iktidarı bırakmamak için ayak sürmeye devam edersiniz. Değerli okurlarım, "Artık darbeler bitti, her türlü vesayet kaldırıldı, soygun mafya düzeni sona erdi..." gibi söylemlerini defalarca işittik. Hemen ilk fırsatta "Türkiye artık eski Türkiye değil" denmesine rağmen, 80 milyon insan 20 yıl içinde 80 yılda görmediklerinin her türlüsünü gördü ve görmeye devam ediyor. Bence ana sıkıntı şurada: Demirel gibi olamamak! Kimseye yük olmadan germeden, kazanınca gelmeyi, kaybedince gitmeyi bildi. Ama siz sürekli gitmemek için ortamı dizayn etmeye çalışırsanız orada rahatsızlıkların olacağı kaçınılmazdır. Mesela, 6 yıl geriye gidelim: 15 Haziran 2015 genel seçimlerinde AK Parti 256 vekile düşmüştü. Buna göre ya koalisyon kurulacak, ya iktidar bırakılacak ya erken seçime gidilecekti. Hükumet, koalisyon kurulmasın, erken seçime gidilsin diye partiler arası görüşmelerde olmazları oynadı. CHP ile tam 1 ay görüşmeler yapılarak 45 günlük süre aşındırıldı. MHP ile de 1 haftası harcandı. Nihayetinde, ülkeyi 1 Kasım 2015 tarihine kadar götürecek bir "Erken Seçim Hükumeti" kurulurken kabinede, HDP'li iki isme de yer verildi. 1 Kasım 2015' de yapılan seçimde AK Parti 317 vekil alarak kendisine yeniden uzun bir iktidar yolunu açmayı sağladı. AK Parti, o gün kabineye üye veren HDP' ye ve erken seçimin kapısını açan Bahçeli' ye minnet borcunu ömür boyu ödeyemeyecektir. Nitekim Bahçeli çok arzu etmesine rağmen HDP dosyası sümen altına, fezlekeler buzdolabına kondu. Artık gündemde kapatılma diye bir hararet yok. Demirel'i bu millet çok arayacak, bence Demokrat parti Demirel' in fötr şapkasını bulmalı, parti genel merkezinde "Demokrasi simgesi" diye vitrine koymalıdır. Ben ne zaman daralsam Demirel' i rahmetle anıyorum. Tabi şapkasını da tebessümle!