Bunlar Olmadıkça Eğitim Düzelmeyecektir!

Eğitim bir devletin kalbi, baştan sona bir disiplin işidir.

Abone Ol
Eski Türkiye' nin 50'li, 60' lı, 70'li yıllarına dönmeden eğitim kalitemiz düzelmeyecek hatta daha da bozulacaktır. Eğitimde kılık kıyafet hal ve tavırlar çok çok önemlidir. Eski dönemlerde karnelerimizde "Hal Ve Gidiş" diye bir bölüm vardı. Yani öğrenci davranışları çaktırmadan izleniyor ve öğretmeni tarafından karne notuna dönüştürülüyordu Şimdi hatırlanmıyor bile... Okullar birer kamu kurumudur ve bu yuvalara askeri okullar, tıp, hemşire okulları gibi disiplin getirilmelidir. "Çocuğumun psikoloji bozuldu" diklenmeleriyle okul idareleri bugün rahatlıkla abluka altına alınabiliyor. Çocuklar serbest olsunlar, derslerine daha iyi çalışsınlar mantığı yanlış sonuçlar getirdi. Böylece öğrencilerin kendine özel imajlar yaparak okula gelmelerine müsaade edilmiştir. Öğretmen tayin edilirim korkusuyla yaşatılmamalı, bilakis zorlaştırılmalıdır. Her şeye rağmen... Kabahat öğrencide değil, onu serbest bırakan devlettedir. . Erkeklerde, saç sakal olmayacak, takım elbise ve kravat geri gelecektir; tertemiz, pırıl pırıl bir kıyafet. Serbestlik kalkacak öğrencilerin tümünde kıyafet birliği sağlanacaktır. Kızlarda; mini etek, uzun tırnak, saç model, yüz ve dudak boyama olmaz. Beyaz yakalı kıyafet, diz hizası etek, saçlar kısa veya örmeli olacaktır. Öğretmende, öğrencide topuklu ayakkabı yakışmaz. Okul podyum yeri değildir. Herkes için öncelik eğitime odaklanmak olmalıdır. . Erkek veya kızların bir bahaneye sarılıp içkiye meyil etmelerine kesinlikle izin verilmemelidir. En tehlikeli kutlamalar mezuniyet geceleridir. Grup cesaretiyle içkili kutlamalar burada başlıyor. . Öğretmenlerde kılık kıyafet çok daha özenli, çok daha katı olmalı. Saç, bıyık bakımlı olurken takım elbise, kravat vazgeçilmezdir. Bayan öğretmenler etek döpiyez hanımlığı ve şıklığıyla okulda bulunacaktır. Çünkü onlar her şeyleriyle örnek sayılırlar. Öğretmenler mesai saatleri dışında kahvelere, birahanelere yakışmaz! Hele hele kağıt, okey vb. oyun oynamaları akıl dışı... Kötü örneklerin savunulacak hiçbir tarafı yok. . Kara tahta, tebeşir mutlaka gere gelmelidir. Biz yardımcı kitap diye bir şey bilmezdik. Aileler büyük bir yükün altında kıvrandırılıyor. Devlet, her sınıf için müfredatına uygun hacimde kitap yayınlamalıdır. . Öğrenciler ve öğretmenler dijital nesnelerden uzak tutulmalıdır. Bugün öğrenciler öğretmenden de idareden de üstün hale getirilmiştir. Bu nasıl bir yönetmelik? En küçük bir olayda idarenin başına hem müfettiş, hem veli çökebiliyor. Böyle bir ortamda sağlıklı eğitimden söz edilebilir mi?. Okul idaresi ve öğretmen tekrar öğrenci üzerine otoriter kılınmalı ama istismara da izin verilmemelidir. . Eğitim nereden bozulduysa oradan düzelecek... Ha Babam Sınıfı filmi üzerinde yeniden durulmalıdır. Yıllarca oynatılmasında gizli bir amaç var mıydı? Ben faydadan çok zararı olduğu kanaatini taşıyorum. O filmle; öğretmenler alay konusu edilmiş, öğrencilere aymazlık, alaycılık, kaçkınlık, şımarıklık, kopyacılık aşılanmıştır. Maalesef her sınıf kendini Hababam sınıfı yerine koymuş öğrenci, idareci, öğretmen mefhumu yerle bir edilmiştir. Ha babam sınıfı filmi belki öğrenci olmaya, okulu sevdirmeye katkı sağlamışsa da yozlaşmanın önünü açmada çok daha etkili olmuştur. . Yeni sistemle başarı grafiğinin yükselmesi artık bir hayal... Bu sebeple acilen eskiye dönüş sağlamak gerekiyor çünkü. Özellikle son 20 yılda eğitim sistemi defalarca değişti. Dünyada ilk 500 üniversite arasında Türkiye yok. Anlayın ki, bu sistem bozuk, yetersiz ve işler daha bir kötüleşiyor. Nesillerin yeterince eğitilmemesi memleketin geri kalması anlamına gelir. Hepsi bir tarafa... Saygıda, nezakette, kibarlıkta, sevgide. Ve özellikle kullandığımız dil Türkçe' de neredeyiz?