BİZİM DE BİR HALİL İNALCIK´ IMIZ VAR: MEHMET SEREZ

BİZİM DE BİR HALİL İNALCIK´ IMIZ VAR: MEHMET SEREZ

Abone Ol
Değerli büyüğümüz Mehmet Serez´ i konu edeceğim ama öncesinde Halil İnalcık´ dan başlamak istiyorum. İ Türkiye´ nin yüz aklarından Halil İnalcık Hocamızı Yüce Allah rahmet eylesin. İnalcık, büyük bir tarihçi olarak sadece Türkiye´de değil, ilim adamı sıfatıyla dünyada da çok saygın bir yere sahiptir.   Doğumu:  07 Eylül 1916, İstanbul. Vefatı:  25 Temmuz 2016, Ankara Ömür yılı: 100, Lakabı: Tarihçilerin Kutbu, soy menşei:Kırım Tatar Türk´ ü. (İnalcık´ın dedesi Sait Halil Efendi Bahçesaray Han Camii´nde müezzin imiş.) 25 Temmuz 2016 günü vefat eden İnalcık Hoca´ ya devletimiz sahip çıkmış, Fatih Camiinde kılınan namazdan sonra yine aynı caminin haziresine defni gerçekleştirilmiş. Mezar komşusu da, Plevne Kahramanı Mareşal Gazi Osman Paşa... 30´ dan fazla eserrin sahibi. Dört uzmanla birlikte hazırladığı en önemli kitabı, ?An Economic and Social History of Ottoman Empire?  nin, dünya üniversitelerinde el kitabı haline geldiğini belgeselde gururla izledim. İnalcık Hoca´ nın yaşının son deminde ortaya koyduğu eser, ?Kırım Hanlığı Tarihi? TRT Belgeselini dinlerken Halil İnalcık´ ın 100 yıl boyunca Türk tarihini ortaya çıkarmak için ne kadar çok emek verdiğini, çalışmayla bir insanın ne denli saygın bir noktaya gelebileceğini fark ettim. TRT tarafından çekilen o belgesel de ayrıca kendi başına bir abide eser hükmündedir. Aşağıda foto ise Mehmet Serez, 1929 doğumludur ve 41 kitabı yayınlandı. Bu kısa bilgilerden sonra gelmek istediğim esas konu, Mehmet Serez´ dir.  Bizim de Mehmet Serez adlı bir araştırmacımız var.  Evine ziyarete giderseniz kendisinden dinleyeceğiniz sözler yine eserleriyle ilgili olacaktır. Dev kültür çınarımız hala enerjiyle dolu, hala Yüce Allah ömür verse de yarım kalanları tamamlasa duasıyla geçmektedir. Gelen gideni de epeycedir. Ancak ben bu yazıda ilgili makamlardan elini çabuk tutmalarını isteyeceğim: Mehmet Saim Serez´ in çekimleri yapılsın, konuşturulsun, yakınlarıyla görüşülüp konuşulsun ve bu görev de İl Kültür Müdürlüğümüz veya NKÜ tarafından yerine getirilsin.  Allahın verdiği ömrün ne kadar olduğu bilinmez ancak yaşı 90´a dayanmış, evde bakılmakta olan bir fani için acele edilmekte yarar var.  Mehmet Serez´ le tanışmam 1969´ a rastlar. Namık Kemal Lisesi ikinci sınıf öğrencisi iken Faruk Demirezen´ in tavsiyesi ile Türk Ocağı´na gitmiştim. Serez´ i babasından kalan bakkal dükkânında bulmuştum.  Çok eski bir Varşova model aracı vardı. Onunla mahallelere tüp taşıyordu. Bir gün sen de gel benimle bak sana neler göstereceğim dedi, beraber çıktık, gittiği her mahallede yıkık dökük tarihi eserleri gösteriyor, tarihçeleri hakkında bilgiler veriyordu. Bir günde gezip bitirememiştik göstereceği yerleri ve bir daha münasebetlerimiz Türk Ocağı düzeyinde devam edip gitti. Mehmet Serez´ in Türk Ocağı hayatı 1949´ da başladığını kendisinden dinleyip kayda aldım. Hamdullah Suphi Tanrıöver´ den Türk Ocağını kurma yetkisini alan 3 kişiden biri Serez´ dir. ( Diğer ikisi; Av.Cavit Turgay ve Kemal Özdoyuran) Türk Ocağı tarafından düzenlenen Tekirdağ konferanslarında; Alparslan Türkeş, Arif Nihat Asya, İsa Yusuf Alptekin... Gibi ünlüleri Tekirdağlılarla tanıştırmıştır. Hüseyin Nihal Atsız ile de birçok kez görüşüp konuşmuşluğu var. İnanıyorum ki, Serez ile yapılacak video çekimi tam bir belgesel niteliğinde olacaktır. Değerlerimizi kaybetmeyelim. İl Kültür Müdürümüz olan Değerli kardeşimiz Hakan Cömertler´ e burada öncü olma görevi düşüyor. Prof. Dr. Halil İnalcık. Ömrü tam 1 asır. Şimdi Temmuz ayındayız Vefatının ikinci yılı dolayısıyla da rahmetle anıyorum.