BEYZANUR´UN HEP YAĞMURLU GÖZLERİ VARDI, HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞAN...

Haluk Levent, Elfida

Abone Ol
BEYZANUR´UN HEP YAĞMURLU GÖZLERİ VARDI, HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞAN... Yüzün geçmişten kalan Aşka tarif yazdıran Bir alaturka hüzün Yüzün kıyıma vuran Anne karnı huzur Çocukluğumun sesi Senden bana Şimdi zamanı sızdıran Şımartılmamış aşkın Sessizliğe yakın Kimbilir kaç yüzyıldır Sarılmamış kolların Sisliydi kirpiklerin Ve gözlerin yağmurlu Yorulmuşsun Hakkını almış yılların Elfida Bir belalı başımsın Elfida Beni farketme sakın Omzumda iz bırakma Yüküm dünyaya yakın Elfida Hep aklımda kalacaksın Elfida Sen eski bir şarkısın Elfida Beni farketme sakın Çoğu insan gibi bende bir Haluk Levent hayranıyım. Bütün şarkılarını severek dinliyorum. Özellikle Elfida şarkısını defalarca bıkmadan dinleyebilirim. Sanatçılar genelde bestelerini duygusal anlarda, yada yaşadıkları bir olaya bağlı olarak, yada aşk acısı çektiklerinde besteliyorlar diye biliyorduk. Bende Elfida´yı Haluk Levent´e aşk acısı çektiren kadın olarak tahmin etmiştim. Bu kadını merak ettim ve şarkının yazılma nedenini araştırdım. Meğerse durum çok farklıymış. Elfida benim tahminimin tersine küçük bir kız çocuğuymuş. Haluk Levent halkın çoğu bilmesede yıllar önce Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde ki kanserli çocuklara maddi ve manevi yardımlarda bulunuyormuş. Beyzanur ile hastane ziyaretleri sırasında tanışmış. Beyzanur 4 yaşında kanser tedavisi gören küçük bir kız çocuğu. Daha ilk günden aralarında çok farklı bir bağ oluşuyor. Haluk abisi Beyzanurun hastalığına destek olmak için Hastaneye ziyaretlerini sıklaştırıyor. Küçük kızın durumu hakkında doktorlarla sürekli irtibat halinde bulunuyor. Kanser hastalarına ilaç tedavisinin yanı sıra manevi desteğinde çok büyük yararının olduğu bilinen bir gerçek. Doktorların ´´Haluk bey bu kızı gözden çıkartın´´ demesine rağmen Haluk abisi dünyası yıkılsa da asla pes etmiyor. Bu konuşma esnasında yanlarında olan müzisyen Emrah Aydoğmuş´un dudaklarından -ELFİDA- kelimesi dökülüyor. Elfida osmanlıcada vazgeçilmiş, gözden çıkartılmış kadın anlamına geliyor. O anki ruh haliyle iki müzisyen birbirlerine sarılıp dakikalarca ağlıyorlar. Ve Haluk Levent bir karar alıyor... Elfidayı yazacak ve ölümsüzleştirecekti. Emrah Aydoğdu ve Ömer Faruk Güneyin destekleriyle şarkıyı hazırladılar. Beyzanur´u ziyaretleri sırasında şarkıyı ona söylemeye başladı. Kendisine yazıldığından habersiz sessizce dinliyordu küçük Elfida. Yazılan her bir dörtlüğün ayrı bir anlamı vardı. O dönemde şirketleri batmış ve maddi zorluğa düşmüş olan Haluk ´´Omuzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın´´ derken, zaten dünya kadar batmışım, sıkıntıdayım ne olur bari sen gitme Beyzacığım diye içinden isyan ediyordu. Beni en etkileyen bölüm ise ´´Yüzyıllardır sarılmamış kolların´´ ifadesi oldu. Küçük Beyzanur hastalığından dolayı okadar güçsüz düşmüştü ki, gece gündüz başında nöbet tutan anne babası kemikleri kırılacak diye ona sadece gözleri ile sarılabiliyorlardı. Sanatçı hiçbir zaman gerçek anlamda sarılamadıklarını ifade etmiş... Haluk Levent´in Elfida´sı 9 yaşlarında melek olup uçmuş.Yüreği bu kadar güzel bir insanın nasıl etkilendiğini, nasıl üzüldüğünü tahmin etmek zor değil. Elfida gittikten sonra Sanatçının aileden tek bir isteği oluyor. Bundan sonra çocuk sahibi olursalar adını Elfida koymaları. Bir sene sonra duymak istediği müjdeyi alıyor. Elfida şuanda 9 yaşlarında olmalı. Bu hikayeyi okuduktan sonra ben Elfidayı bir başka sevdim, bir başka gönülle dinledim. Haluk Levent´in ne kadar yüce gönüllü, bir insan olduğunu da bu şarkıyı ticaret amaçlı kullanmamasından anlıyoruz. Teşekkürler güzel insan... ElifCe