BERTRAND RUSSELL (18.5.1872 ? 02.2.1970)

İngiliz mantıkçı ve düşünür.

Abone Ol
İngiliz mantıkçı ve düşünür. Yirminci yüzyılın, barışı ve nükleer silahsızlanmayı savunan öncü filozof ve bilim insanlarından biri olarak kabul edilmiştir. 1893´te Cambridge´teki Trinity College´den matematik diplomasını aldıktan sonra felsefeye yöneldi. Birinci Dünya Savaşı sırasında savaş karşıtlığı yaptığı için, hapis yattı ve üniversiteden atıldı. Sovyetler Birliğini ziyaret etti, Çin´de bulundu ve 1938-39 yıllarında ABD´nin çeşitli kentlerinde dersler verdi. İkinci Dünya Savaşı´ndan sonraki on beş yıl boyunca dünya çapındaki ünü ve saygınlığı giderek arttı.1954´te BBC´de yayınlanan, ?İnsanın Sorumluluğu? başlıklı ünlü konuşmasında ABD´nin hidrojen bombası denemelerini lanetledi. 1962´de Küba´da ki uluslararası füze krizi sırasında arabuluculuk yaptı.  1965´te İngiltere´nin ABD´yi destekleyen Vietnam politikasını protesto etmek için İşçi Partisi´nden istifa etti. 1967´de doksan 5 yaşındayken, Stockholm´de, Jean-Paul Sartre´nin başkanlığında bir Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinin ( Russell Mahkemesi) kurulmasına ve ABD´nin Vietnam´da uyguladığı vahşetin araştırılmasına öncülük etti. Vefatının 48.yıldönümünde Bertrand Russell´i bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz.       -Mutluluk için vazgeçilmez basit şeyler: yiyecek, barınak, sağlık, sevgi, başarılı iş yaşamı, çevreden saygı görmek ve çocuk sahibi olmak. Bunların bulunmadığı durumlarda mutlu olan insanlar sadece istisna insanlardır.       -Az çalışmanın ve çok boş zaman olduğu bir dünya cennet hayaline yakın bir dünya olacaktır. İnsanların özellikle, çalıştıkları kadar değil, ürettikleri kadar karşılık almaları gerekir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla üretip, insanları fazlaca çalıştırmanın bir anlamı yoktur. İnsanlara mümkün olduğu kadar boş zaman sağlamak, boş zamanın insanlar için bir mutluluk kaynağı olduğunu fark etmek gerekir. İnsanın ürettiğini tüketme yoluyla mutlu olması, ancak tüketmek için boş zaman olmasıyla mümkündür. Bununla beraber, insanın ürettiğinden fazla tüketmiş veya tüketmeye çalışması toplumsal açıdan ahlaksızlıktır, adaletsizliktir.       -Bilge ve kültürlü insan, başkalarını zorla ikna etmeye çalışmayan insandır.        -İnsanlar bir dine veya yaşam teorisine bağlanmadan mutlu olabilirler. Önemli olan küçük şeylerdir. Bir insan eşini ve çocuklarını seviyorsa, gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinden, mevsimlerin değişmesinden kıvanç duyuyorsa, yaşam felsefesi ne olursa olsun, mutlu demektir.       -Elimizdeki olanaklarla dünya çapında yapılacak bir işbirliği savaşın, yoksulluğun ortadan kalkmasını, insanlığın daha önceki çağlarda görülmemiş bir mutluluk ve refah düzeyine ulaşmasını sağlayabilir.       -İnsanlık kurumları için son bir hedef yoktur: En iyi hedef, daha iyilere doğru ilerlemeyi özendirendir. Çaba ve değişiklik olmadan insan yaşamı iyi kalamaz. Arzulanan şey, ulaşılamayacak bir ütopya değil, hayalin ve umudun canlı ve hareketli olduğu bir dünyadır.       -Daha mutlu bir dünya için hoşgörülü olmak gerekir. Hoşgörü ise, ?herhangi bir suç olmadıkça, hiçbir düşüncenin cezalandırılmaması demektir.?       -Bir insan eğer mutluysa, coşkuluysa, cömertse ve başkalarının mutluluğuna seviniyorsa, iyi insan olarak kabul edilmelidir.       -Bütün insanlar kendi mutluluklarını, çoğu insan( kendisiyle beraber) çocuklarının mutluluğunu, önemli bir sayıda insan milletin mutluluğunu, bazı insanlar da gerçekten ve güçlü bir istekle bütün insanlığın mutluluğunu isterler.?       -Her olay, önceki olaylar tarafından belirlenmiştir ve önceki olaylar yeteri kadar bilinirse, ele alınan olay tahmin edilebilir.       -İyi dediğimiz şey varlığından memnuniyet duyduğumuz, kötü dediğimiz şey ise varlığından acı duyduğumuzdur.       -Bilgi artarken, aynı derecede hikmet ve erdem de artmazsa bu, mutluluk yerine sadece felaket ve ızdırabın artması demektir. Ancak bütün bunlara rağmen, geleceğe ümitle bakmak, en azından gelecekten korkmak kadar rasyoneldir.       -Dileğimiz bütün dünyada barışın sağlanması ve insanların mutlu olmasıdır.(Osman Elmalı, Bertrand Russell´da Ahlak Felsefesi, Ataç Yayınları, Ocak 2005)    29.1.2018