Yerel seçimlere sayılı günler kala toplumun belirli bir kısmı tarafından eleştirilen ama büyük çoğunluğu tarafından takdir edilen Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat´ ı anlatacağım.
Gazetecilik mesleğimin 14. Yılındayım ve bu sürede birçok belediye başkanı ile çalışma fırsatını yakaladım. Çalıştığım belediye başkanları arasında Ekrem Eşkinat´ın bende apayrı bir yeri olmuştur.
En çok eleştirildiği yerden, heykellerden başlamak istiyorum. Sık sık seyahatler yaparım, gazetecilik mesleğinin verdiği hassasiyet ile gittiğim yerleri inceler notlar alırım. Bu notlarıma gazetemde okuyucularımız defalarca şahit oldular.
Macaristan´ın Başkenti Budapeşte´ye gittiğimde sınır komşuları Avusturya başkenti / Viyana ve Slovakya / başkenti Bratislava´ya mutlaka uğramaya çalışırım. Bu iki başkentin ortak özelliği heykellerle bezenmiş olmasıdır.
Bratislava, 400 bin nüfuslu eski bir yerleşim yeridir. Şehrin her yanında yüzyıllar öncesine ait bir eser, bir yapı görmeniz mümkündür. Şehrin merkezine geldiğinizde Ortaçağ´dan kalma dar sokaklar Arnavut kaldırımlarıyla döşenmiş, mistik havaya hâkim sokaklarda yürürken rengârenk kafeler, restoranlar, hediyelik eşya satıcıları, müzeleri ve geniş parkları gördükçe sizleri bu dünyadan alır farklı bir boyuta götürür. O kadar fazla tarihi çeşitliliğe sahip olmasına rağmen Bratislava Turizm firmaları tarafından şu şekilde pazarlanmaya çalışılır: ?Bronz Heykelleriyle ünlü Bratislava´da (?) Yerler gezilir? Evet, aynen böyledir. Belki bu heykeller birkaç on yıl öncesine ait? Her sokak başında, kentin müsait olan her köşesinde anlam yüklediğiniz ya da yükleyemediğiniz heykeller ve heykelcikler gelen ziyaretçileri karşılar ve fotoğraf karelerinde hep onlar vardır. Bratislava tam bir sanat şehridir, sırf bu yüzden dünyanın birçok ülkesinden yıl içerisinde binlerce sanatçı bir vesile ile bu kente gelir ve kentin turizmine inanılmaz katkılar sağlar. 400 bin nüfuslu Bratislava yıl içerisinde milyonlarca turist ağırlayarak Doğu Avrupa´nın önemli turizm noktalarından biri olmuştur.
Biz, Süleymanpaşa´ mıza dönelim. Bu kentin geleceğini tayin etmek için geçmişini çok iyi bilmek gerekir. Tekirdağ yüz yıl öncesine kadar Opera binasına sahip idi. Bu bina deniz kenarındaydı ve zemin sulanmasından dolayı yıkılmak zorunda kaldı. Eğer yıkılmasaydı eminim Tekirdağ´ın simgesi, fotoğrafların öznesi olurdu. Kent gelişimini bu yapı etrafında tamamlar, bu yapıya uygun mimari ile Tekirdağ belki bir Marsilya olurdu. Buna göre Tekirdağ için yüz yıl önce bir sanat kentiydi demek doğru bir tanım olacaktır.
Şu noktalara dikkatinizi çekerim; 100 yıl öncesine kadar, İstanbul´dan kalkan İngiliz, Fransız ve diğer ülke gemileri Tekirdağ limanına uğrar galonlarla Şarap alır ve ülkelerine götürürlerdi. Buradan çıkacak sonuç Tekirdağ bağcılığın ve Şarapçılığın başkentiydi.
100 yıl öncesinde, Tekirdağ´da Deutshe Bank (Alman Bankası) olduğunu görüyoruz. O yıllarda Tekirdağ ekonominin önemli kentlerindendir demek mümkün olacaktır.
100 yıl yıl öncesinde, Tekirdağ´da İtalyan Konsolosluğunun olduğunu görüyoruz. Tekirdağ o kadar önemli bir konuma sahip ki popüler ülkelerin konsoloslukları burada konuşlanmışlardı.
Meyvecilik, İpek böcekçiliği, buğday, arpa vs? Bunlardan bahsetmeye kalksam yazı epey uzayacak.
Tekirdağ´ın geçmişinde Tarım, Ticaret ve Sanat... 3 temel ana unsur olarak karşımıza çıkıyor. Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, bu gün Tekirdağ´ın 100 yıl öncesine o şah sahalı günlerine döndürmek üzere çalışmalarına devam ettiğini izlediği yoldan anlıyorum.
Belediye Başkanlığı döneminde Ertuğrul Mahallesine 3 yeni müze kazandırdı. *Eski Tekirdağ Fotoğraf Müzesi, *İbrahim Balaban Resim Müzesi,* El Yapımı Müzik Aletleri Müzesi? Devamı gelecek ve Ertuğrul Mahallesi Tekirdağ´ın yüz akı olacaktır.
Tekirdağ´da sanat galerimiz yoktu, Değirmenaltı´ nda o da yapıldı ve kentin birçok noktasına yapılmaya devam edeceğini biliyorum.
Tekirdağ´ın dört bir yanı geçmişten gelen sanatçı kimliğimize uygun olarak heykellerle donatıldı. Yenileri ise yoldadır.
Tekirdağ Sanat ayağını bu şekilde geliştirmektedir.
Bağbozumu Festivali 4 dönemdir yapılıyor, geçmişimizde olduğu gibi bağcılık teşvik ediliyor.
Kısa kesiyorum
***
Tekirdağlı bugün Ekrem Eşkinat´ı anlamakta zorlanıyor, çünkü geçmişini yeni öğrenmeye başlıyor. Gelecek 10 yıllarda Ekrem Eşkinat´ın bu kente kattığı vizyon daha iyi anlaşılacak ve o zaman bu kenti 100 yıl sonra kimliğiyle kavuşturan adam diye heykeli şehrin en kıymetli yerine dikilecektir. Bunu görüyorum.
İstihdam diyeceksiniz? Sanayide makine çalışır el övünür, Hizmet sektörü ise insan gücüne mahkûmdur. En büyük istihdam Tekirdağ´ı geçmişiyle buluşturduktan sonra hizmet sektörünün büyümesiyle olacaktır.