´´BEN ÖLMEK İSTEMİYORUM!!´´

kadına şiddete hayır, cinayet

Abone Ol
?´Ben ölmek istemiyorum?´´   ?´Anne lütfen ölme?´´   Son yıllarda artan kadına şiddet ve cinayet olaylarına tepki olarak Sanatçı Songül Güner´in klibi için hazırlamış olduğu ?´Kadına şiddete hayır!´´ projesine Serhat Güldük yönetiminde Tekirdağ Işıklar köyünde hayat verdik. Klip yönetmeni Serhat Güldük ile beraber sorularıma içtenlikle yanıt veren Songül hanıma ve yönetmen Serhat beye teşekkür eder iyi okumalar dilerim.     E.K.    Son yıllarda gündemden düşmeyen kadına şiddet ile ilgili proje yapıyorsunuz. Projenizden bahseder misiniz?   Songül G.     Projemden şöyle bahsetmek istiyorum aslında. Sadece kadına olan şiddet değil, çocuklara olan şiddet, hayvanlara olan şiddet, insanların ruhundaki o şiddeti bir şekilde bastırmak ya da farkındalık yaratmak istiyorum ben. Hiç kimsenin unutamayacağı annenin evladının yanında eşi tarafından öldürülmesi; bir genç kızın paramparça edilip valizlere konulması; bir kadının yine Mersinde seyahat ederken evine dönerken dolmuşta tecavüz edilip öldürülmesi. Genel düşündüğümüzde ülkenin şiddete yatkınlık potansiyeli var. Bu potansiyeli bizler oluşturuyoruz. Neden? Çünkü televizyonlarda izlediğimiz bütün dizilerde şiddet var. Bütün programlar şiddete yatkın programlar. Bütün bunlar insanı şiddete özendiriyor. Kadına olan şiddet toplumsal bir eksiklik ve toplumsal bir sorun yaşadığımız her çağda yaşanmış olsa da son zamanlarda fazlasıyla yaşanan acı bir gerçek. Bunu kabullenip bu olgu ile yaşamıma devam edemezdim. Nitekim ben de bir kadınım yaşananlara kayıtsız kalamadım. Her gün haber bültenlerin de izleyip ertesi gün unuttuğumuz ve hayatımıza kaldığımız yerden devam ettiğimiz hiç bir canı umursamadığımız, sanki vicdanımızın kuruduğu bir dönem de yaşadığımız aşikar. Çünkü şiddet sadece kadına değil çocuklara ve hayvanlara da uygulanıyor. Fakat bu gerçekleri görmezden gelerek yaşayan bu topluma ve şiddeti yaşatan insanlara vermek istediğimiz mesajın daha kalıcı ve istediğimiz noktaya ulaşması açısından yaptığım yeni eserimde böyle bir konuyu ele aldık. Her izlendiğinde tekrar tekrar akılda kalması düşüncesi ile kadına, çocuklara ve hayvanlara yapılan şiddeti, öfkeyle kınadığımı belirtmek istedim. Sanatçının toplumun yaralarına fark edilir bir şekilde yön vermesi gerektiğini; topluma ışık tutan ve aydınlatan bir düşünce taşıması gerektiği kanaatindeyim. Bütün sanatçı dostlarımızın da aynı sorumluluk görevi ve bilinci ile hareket etmesi üzerine sözümü ünlü Neşet Ertaş´ın söylediği sözlerle bitirmek istiyorum. ?´Unutmayalım; kadın insan, biz insanoğlu´´ demiştir. Bu sözcüğü benimseyerek yaşarsak bundan böyle bu tarz kötü şeylerin yaşanmasına engel oluruz.     E.K.    Ulaşmak istediğiniz kitle şiddete uğramış kadınlar mı?   Songül G.     Aslında öncelikle kadınlara şiddet uygulayan aciz insanlara demek istiyorum. Tabi ki sonrasında şiddet gören çocuklarının yakınlarının gözü önünde öldürülen ve unutulan hala şuan şiddete maruz kalan ve bununla yaşamak zorunda olan kadınlarımıza ulaşmak da amacımız. Çünkü klip çekimlerimizi gerçekleştirirken bize oyunculuğuyla, aslında yaşamış olduğu şiddeti canlandıran bir hanımefendi ile biraz sohbet ettik. Ben şiddeti eşimden 20 yıl boyunca yaşadım dedi.  Ben de peki neden böyle bir olaya onca süre katlandınız kabullenmek zorunda kaldınız dediğimde çocuklarım dedi, çocuklarım için yapamadım. İşte bu düşünceyle hayatına şiddetle devam eden bir sürü kadınlarımız var. Bu düşüncenin doğru olmadığını ve buna aslında devlet büyüklerinin gerçekten kadınlarımıza maddi anlamda destek olması gerektiğini düşünüyorum. En azından çocuklara 18 yaşına kadar belirli bir ücret, anneye yine aynı şekilde hayatını devam ettirebilmesi için bir katkıda bulunması gerektiği düşüncesindeyim ki kadınlarımız bu şiddeti yaşamak zorunda kalmasın. Böylesi bir aile ortamında çocukların da o şiddete şahit olarak büyümesi bir aile kavramının olmadığını gösterir. Biraz daha derine indiğimiz de şiddete meyilli insanların genelde çocukluk yaşlarında maruz kalıp daha sonra yaşadıklarını uyguladığını bütün Pedagoglar ve Psikologlar da söyler. O yüzden hem kendilerini hem de dünyaya getirmiş oldukları ve farkında olmadıkları şeyleri fark ettirmek, bunun gerçek ve gittikçe büyüyen bir sorun olduğunu ve bir şekilde farkındalık yaratmak istediğimi tekrardan vurgulamak isterim. Bir fidana benzetirim ben çocukları. Her gün bir bıçak darbesi, her gün bir dalı koparılan sevgiyle sulanmayan öfke tohumları ekilmiş çocuklar büyür şiddet ortamın da. Ve böyle devam ederse sonuç daha da büyüyerek devam eder. Bizler buna bir dur demeliyiz artık.     E.K.    Solistinizin klibinde özellikle kadına şiddet sahneleri istemesinin belirli bir nedeni var mı?   Serhat G.       Belirli bir nedeni var. Aslında biz yan yana geldiğimizde de bunun konuşmasını yaptık. Ne kadar erkekte olsam duygusal yanım var. Kadına şiddet konusunda fazlasıyla hassasım. Eserlerde aldatılma, ayrılma veya bu tarz sahneler yerine biraz daha farkındalık yaratmak istiyoruz. Çünkü günümüzde artık bu tür kadına şiddet ile alakalı konular televizyonlarda günübirlik haber olarak yayınlanıyor ve ertesi gün unutuluyor. Ülkemizde hayat kaldığı yerden devam ediyor. Yaşanılan acının sadece sosyal medyada bir iki gün dönmesiyle işlem tamamen bitiyor. Bizde bunun önüne geçmek istedik. Dedik ki bir sanatçı eğer herkesin aynası olmak istiyorsa bunu bir şekilde uzun süre ekranlarda insanların gözü önünde tutabilmeli.   Kadına uygulanan şiddeti sadece bir sanatçı değil de gündemde olan bütün sanatçılar sürekli dile getirse keşke. Haber kanallarında günlük haber değerinde olsa da, sanatçının klibi her defasında izlendiğinde bu konular sürekli insanların gözü önünde olmuş olacak. Ne yazık ki ülkemizde bunu söylemeden geçemeyeceğim adil bir yaklaşım yok. İnsanlarda bunun vermiş olduğu bir rahatlık var zannediyorum ki bu kadar günahsız insanları bu kadar kolay bir şekilde katledip normal hayatlarına devam edebiliyorlar.   Elif K. İleride kadına şiddetle ilgili projeleriniz devam edecek mi?   Serhat G : Kesinlikle. Yine söylüyorum bu konuda çok hassasım. Elimden geldiğince birçok konuda; eserlerde bu tarz konuları ele alıp bol bol işlemeyi istiyorum. Bundan da vazgeçmeyi düşünmüyorum.   Songül G: Ben son olarak bir şey söylemek istiyorum. Şiddet sadece fiziksel değildir. Psikolojik şiddette vardır ve maddi şiddette vardır insanlara uygulanan. Ben her türlü şiddetti kesinlikle ama kesinlikle kınıyorum.     ElifCe Dipnot: Işıklar köyündeki beyler ?´bizde kadına şiddet olmaz, hanımlarımıza saygı ve sevgi ile yaklaşırız!´´ diyerek destek verdiler. Bu köyde hanımların değeri gerçekten bilinmekte. Tüm herkese örnek olması dileği ile?.