Bugünlerde bunu yaşıyoruz.
Aydın denilenler gerçekten aydın mı? Veyahut bunun gerçeği nasıldır?
1100 kadar akademisyen PKK yanlısı bildiri imzaladı.
Devletimizi suçluyorlar.
Adları: Aydın!
Biraz analiz yapalım bu kelimeleri:
Aydın deyince; akıllı uslu adamlar gelir akla...
Aydınların; vatanperver, bayrak sever, dine, kültüre bağlı insanlar olduğu sanılır.
Yani pozitif, müspet düşünceler çağrıştırır aydın olmak.
Oysa yanılıyoruz.
Bugünkü aydının dünkü adı münevverdi.
Zaman içinde iki kelime arasında farklılık oluştu.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde münevvere, "Aydınlatılmış" anlamı verilmektedir.
Aydın ya da aydınlatılmış...
Şimdi şöyle diyelim daha rahat anlamak için;
Pozitif anlam kazanmak için sadece aydın olmak yetmiyor bugün, bir de ifran sahibi olunması lazım gelmektedir.
İlim-irfan sahibi olmak, münevver olmak demektir.
Mesela;
Her akademisyeni, her zekiyi, her akıllıyı ?Aydın? kabul edebilir miyiz? Hayır. Çok zeki, çok dahi nice kişiler vardır ki onları sinemalarda kötü rollerde görmüşüzdür. Atom bombasını milyonların üzerine geri zekalı pilotlar bırakmadı veya o emri verenler de çok akılsız insanlar değillerdi.
İrfan sahibi dediğiniz zaman; ahlak, merhamet, insancıllık, hak hukuk bunun içinde yer alır.
Büyüklerimiz nazarında esas olan, ?İlim - irfan" sahibi olmaktır.
O halde ?İrfan? nedir?
İnsanı iç dünyasında olgunluğa götüren, kibirsiz, riyasız saf bir yol...
Bilgiyi ruhuna sindiren, öz karakteri haline getirendir.
Bilge ile münevver aynı şeydir. Ama bilge ile aydın aynı şey değildir.
Ham bilgiyi irfan hamuruyla yoğurursanız zarardan faydaya çevirmiş olursunuz.
Bu çerçevede; 1100 Akademisyen için ne demek gerek?
Evet, onlara ilim sahibi, akademik unvanlı kişiler denebilir ama irfan sahibi olduklarını söyleyemeyiz. Ülkesini sevseydi, bölünmeyi istemeseydi teröre destek vermeyeceklerdi.
Ülkede iç kalkışma var, isyan var, ancak...
Onlar;
Asker, polis, çocuk öldürene ses çıkarmadılar?
Okul, yurt, cami yakanı görmediler...
Sokaklarda, caddelerde hendek açanları suçlamadılar.
Tonlarca patlatılan bombaları görmezden geldiler.
Aksine? Suçu; asayişi, huzuru sağlamak zorunda olan devlete attılar.
O halde bu kişilere; aydın dense de münevver denemez.
Bir Ceviz kabuğu programında Atillah İlhan:
"Bizim aydınlarımız Batının manevi ajanlarıdır."
Demişti. Kuvvetli, güzel, doğru tespitlerdi.
Bir memleketi, münevverler değil aydınları batırır.
Düşman, münevverleri değil aydınları ele geçirir.
Aydınlar halktan, ülkeden, devletten kopuktur.
Münevverler ise kendi insanı, kendi kültürü, kendi bayrağı, kendi ülkesiyle bütünleşmiştir.
Aradaki farkı anlayalım, ona göre tavır belirleyelim.