Atatürk mü, Enver mi?

Her ikisi de diyebilmeliyiz.

Abone Ol
Bizim akıllılar Atatürk ile Enver Paşa' yı birbirine vuruştururlar sonra da ya Enverci ya da Mustafa Kemalci olurlar. İkisi birden olsa sanki kıyamet kopacak! Birini severken diğerini batırmak gibi huylarımız var bizim. Yani ikisini birden sevseler sanırsınız kalplerine yük binecek. Gönüllerinde 1 m2' lik yer var, ikisi aynı yere sığmayacak! Enver Paşa 1881' li, 4 Ağustos 1922' de, Buhara-yı Şerif'in Belh-i Cevan vilayetinin Çegan nam mahallinde miladi 4 Ağustos 1922' de Ruslar tarafından vurulup şehit edildiğinde henüz 41 yaşındaydı. Tarih onu, "Şehid-i Ala ve Gazi-i Namdar Enver Paşa" olarak kayda geçti. Yani iftihar edeceğimiz paşalardan biridir. Hakkında konuşurken haklıydı, haksızdı, İmparatorluğu dağıttı, dağıtmadı demenin alemi yok. Biz kendi insanımızı savunacağız, onlar bir yana diyeceğiz. Enver Paşa ve diğerleri hep milliyetçiydi, Türkçü, Turancıydı ve kavi bir Müslümandılar. Atatürk ile Enver yaşıttır. Birlikte büyüdüler. Biri devlet adamı biri komitacı... İkisi arasında böyle bir fark var. Niye empati yapmıyoruz? O, henüz 26 yaşında iken Balkanlarda Bulgar çeteleriyle savaşarak hayata başladı. Yaşı 30 iken Libya' da İtalyanlarla savaştı. Sarıkamış' da, Edirne' nin geri alınmasında hep adı var. Şevket Süreyya Aydemir "Enver Paşa" adıyla yazdığı 3 cilt kitabı mümkünse okuyun. Şimdi bakıyorum bazı sitelerde ona veryansın ediliyor. Biz bugünkü aklımızla o dönemin zabitlerini asıp kesmeye hakkımız yok. Atatürk, Enver, İsmet, Talat, Cemal, her bir paşa kendi aralarında birbirlerini eleştirebilirler, bu hak onlara ait, bize değil. Çünkü birlikte bir dehşetli dönemi yaşadılar. Talat ile Cemal Paşa' yı Ermeniler, Enver' i Ruslar vurdu. Var mı bizde onlardaki cesaretin miligramı? İnsaflı olacağız! Ne sahabeleri ne paşaları kötülemek bizim haddimize... Takdirin yoksa tekfirin de olmasın kardeşim çünkü biz onlarla birlikte değildik. Olayların içinde bizzat yaşayanların halet-i ruhiyeleri her zaman başkadır, bize anlayışlı olmak düşer. Tarihimizi, Paşalarımızı, kendi öz insanımızı sevmekten öte yolumuz yok. Bu anlamda, 70' li yıllara damgasını vuran merhume Şenay' dan bir küple takdim edeyim ve sevmeyi deneyelim. "Bu ne dünya kardeşim üzen üzene Bu ne dünya kardeşim böyle Kimseyi incitmeden kırmadan tek bir kalbi Yaşamak elbet en güzeli"