ALLAH ÇARESİZLERİN YARDIMCISI OLSUN!

Abone Ol
ALLAH ÇARESİZLERİN YARDIMCISI OLSUN! Türkiye´ de her büyük olayın ardından büyük değişimler de beraberinde geldi. Şiddetli gök gürlemeleri oluyorsa ardından ya şiddetli bir yağmur, ya şiddetli bir fırtına ya da şiddetli bir yıldırım düşmelerinin yaşandığı gibi. Aynen böyle? Dünden bugüne neleri yaşadık bir hatırlayalım: 05 Mayıs 2007´ de Dolmabahçe´ de Erdoğan-Büyükanıt buluştu ve içeriği ölene kadar sır kalacak. 12 Haziran 2007´ de ilk Ergenekon operasyonu başlatıldı. Tahminen, 10 yıl sürdü. 21 Ekim 2007 referandumu ile Cumhurbaşkanları, TBMM uhdesinden çıkarılıp halkoyu seçimine bağlandı. 12 Eylül 2010´ da yapılan halk oylamasıyla yargı organlarının yapısı köklü değişime uğratıldı. 15 Temmuz 2016 kalkışması yaşandı ve hemen ardından FETÖ operasyonları geldi. 24 Haziran 2018 günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildi. Bu kronolojik sıranın her biri halk için bir başka dünyaya açılan kapı niteliğindeydi. Ve? Her biri, ? Eskiye Türkiye ? Yeni Türkiye ? mukayesesine muhatap sloganlarımız. Vurgu şuydu: Eski Türkiye çok kötü, Yeni Türkiye çok güzel. Ama... Sn. Erdoğan´ ın her fırsatta çok tekrar ettiği değişmez bir tarih var: ?2023 hedefleri? O kadar ki tüm olmuşlar bir tarafa, 2023 hedefleri bir tarafa? İçeriğinde ne olduğunu tam bilen var mıydı?  Şimdi? 2020 Şubat´ından beri kademe kademe Coronavirüs olayı ile çok ilginç bir noktaya geldik. Yaşadıklarımız tek kalemde milli olmasına karşılık yaşayacaklarımız evrensel boyutludur. Diyor ki Sn. Erdoğan: ?2023 hedeflerimize giderken engeller kendiliğinden bir, bir ortadan kalkmaktadır? ?Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, yeni bir dünya kuruluyor? Ve? ?Tekafil-i Milliye? yi hatırlatarak maddelerini okuyor, tartışmaya açıyor. Göklerde yine çok şiddetli bir hareketlilik var? Anlaşılıyor ki: Ergenekon olayı ile başlayan, Virüs olayına geldiğimiz, 13 yıllık zaman diliminde yaşanan köklü değişikliler sanki bir alt zemin oluşturmuş gibi bundan sonra Türkiye, şu anda hiçbir kimsenin tahmin edemeyeceği ama mutlaka yaşanacak bir gri düzlemle karşı karşıya gelmiştir. Akıbeti meçhul bir ?Yeni Dünya? penceresini açtılar bizlere... Buna karşılık demokratik ortamda muahelet de var. Ne diyor? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı, ?Güçlendirilmiş Meclis? özlemini dile getiren muhalefetin bir fukara kandili kadar ışık verecek hiç bir argümanı yok.  Geri dönüş labirent yolları o kadar arttırıldı, o kadar çok çetrefil yollar ilave edildi ki dönüş nasıl olur, sonunda çıkış yolu var mı, diye muhalif insanları düşündürmüyor değil. Bu düşünceler bir endişeler yumağı olarak avucumuzda şıkır şıkır oynadığımız bilyeleri andırıyor. Dua kısmına geçeyim: İktidar mensupları her olaydan sonra, ?Allah Yar ve Yardımız Olsun? der, bir zafer edası gibi. Vaziyet, işin içinden çıkılamaz duruma geldiğinde de muhalif ağızlar da, ?Allah Yardımcımız Olsun!? Lafzını söyler, mecalini tüketmiş gibi. VE... ?Âmin!? demek de 83 milyona düşer. Ben de... "-Allah Çaresizlerin Yardımcısı Olsun!" Diyerek yazımı sonlandırıyorum.