Âkif' in Hürriyet Ülküsü ve Dr. Fikret YIKILMAZ' ın Kitabına Takdim

Prof.Dr. M.Mehdi ERGÜZEL - İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi

Abone Ol
TAKDİM NİYETİNE; Aziz okul arkadaşım Fikret YIKILMAZ Bey, ne zamandır üzerinde çalıştığı kitabını lütfedip gönderdiğinde eseri, üç saat içinde, sayfaları ard arda çevirip tamamlayacağımı, kah gergin bir ruh hali içinde 100 yıl öncelerde yaşayacağımı, kah gözlerim dola dola merhum Akif'in, bildiğimizi sandığımız destani hayatının mütevazı sayfalarında bu ölçüde üzüleceğimi, ona öncekinden daha çok gıpta edeceğimi tahmin edememiştim. Fikret Beyi tebrik ediyorum, bizi Akif üzerinde tekrar tekrar düşündürdüğü için. Teşekkür ediyorum; "eser ile müessir arasında" nasıl bu kadar aynilik veya ayrılmazlık olabilir, bize bu aşinalığı tekrar yaşattığı için. Şair "Bir aşk oluverdi aşinalık.." diyor ya. Bizim, şairine aşinalığımızla, al bayrağa olan aşkımız, biri diğerini hatırlatır mahiyettedir. Akif ve İstiklal Marşı, "soy"u "er" olan, Peygamberimizin adını şerefle taşıyan, ailesi Buhara'dan gelen, Tokat doğumlu Emine Şerife Hanım'ın, ömrü boyunca fakr u zaruret içinde yaşamayı şiar edinmiş "fakir-i padişah-asa geda-yı muhteşem" oğluna ne kadar da yakışıyor. Yoksa Peygamberimizin "Fakirlik benim iftiharımdır." hadisini nasıl anlayabilirdik ki ? Bu vazifesini müdrik, saygılı kalem tarafından müdekkik ve mütecessis bir hassasiyetle hazırlanan kitabı duygulanarak okurken; bir toplantı salonunda veya "kırklar meclisi"nde oturmuş, sohbet erlerini nefesimi tutarak dinler gibiydim. Rahmetli Akif'e Fatihalar gönderirken TBMM'de kabulünün 100. yılında bulunduğumuz muhteşem İstiklal Marşı'mızın "Kahraman Ordumuz"a ithaf edilişindeki inceliği ve asaleti tekrar düşündüm. İşte o zaman; "Ta Malazgird ovasından yürüyen Türkoğlu Bu nefer miydi, derin gözleri yaşlarla dolu ? Yüzü, dünyada yiğit yüzlerinin en güzeli, Çok büyük bir işi görmekle yorulmuş, belli. Vatanın hem yaşayan varisi hem sahibi o .. Görünür halka bu günlerde teselli gibi o. Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz; Her zaman varlığımız hem kanımız hem etimiz.. Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde, Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde." mısralarının Üsküplü Yahya Kemal'le o toprakların çocuğu, özbeöz Türk mayalı İpekli Temiz Tahir Efendi'nin oğlunu aynı kavşak noktasında buluşturduğunu anladım. Tekrar anladım ve düşündüm ki dünü unutan vefasızların yarını olamaz. Sabırla anlatmalıyız, bıkmadan, yorulmadan, ümitle, heyecanla söylemeli ve yazmalıyız ki "Vatan bize kılıcımızın ekmeğidir, onu nefsimizden ziyade sever, uğruna canımızı feda eyleriz." İşte o zaman Namık Kemal'in ruhu şad u hurrem olduğu gibi; "Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü." diye şanlı ve nazlı hilale hayranlık neşidesi sunan "Bayrağımı öpen kızı bayrağımla nişanladım."nüktesini fısıldayan Arif Nihad'ın ruhu da ferah olur. Mehmed Akif, istisnai bir şahsiyettir, adeta bir şiir dervişidir. Dedesi Yunus'tan el almış gibi "Dervişlik dedikleri, hırka ile tac değil; Gönlün derviş eyleyen, hırkaya muhtaç değil" fetvasınca efsanevi bir hayat süren ve sanki "Peygamberi hoşnud eyleyen" bir Türk-İslam erenidir. Onun Türkçesi, İslam-Turan Türkçesidir. Safahat'ı renklendiren hayat dolu, ıstıraplarla yüklü, merhamet, vefa, dua, af, yakınma, yiğitlik ve kahramanlık timsali mısralar; bir şiir kitabı için hayli zengin sayılacak, yaklaşık on bir bin kelimelik özel sözlüğü ve bir o kadar kelime grubu ve kavramlarıyla Türkçenin yirminci asırdaki zaferlerinden biridir. Çocuklarımıza bir ibretler kitabı olarak her vesileyle sevdirilerek okutulmalıdır. Dr.Fikret YIKILMAZ kardeşim, hayırlı bir mesai sarf etmiştir. Kitabı yeni baskılarında daha da genişleteceğini düşünüyorum. Çünkü Mehmet Akif ve eseri üzerine her eğilişte yeni ufuklar açan; hikmetli ve ibretli sahnelerle, fikirlerle müzeyyen olan "Asrın idrakine" sunulacak "milli-İslami-insani değerler taşıyan" zamanının dürüst, eğilmez, bükülmez, yıkılmaz vicdanını temsil etmektedir. Fikret Bey, bu samimi ve gayret mahsulü, hasbi eseriyle bize sadece 100. yıl vesilesiyle İstiklal Marşı'mızı yeniden düşündürmekle kalmamış, Akif hakkındaki yanlış bilgileri de ilk kaynaklara dayanarak açıklamış, düzeltmiştir. Hele rahmetlinin cenaze merasiminin anlatıldığı "gözyaşlarıyla okuduğumuz sayfalar" bütün öğretmenlerimiz ve kültür insanlarımızca da bilinmelidir ki, sıradan malumatın insanı ne kadar yanıltıp vebal altında bırakabileceği anlaşılsın. M.Mehdi ERGÜZEL, Erenköy, 23.02.2021