Rakipleri, AK Parti taktikleri karşısında ne yapacağını bilemezse girecekleri her seçimi kaybetmeye mahkumdur. Ak Parti öyle bir partidir ki, malzeme olarak 1900´ lü yılların başından itibaren zuhur eden her olayı ele alır, onu kamçı haline getirir ve CHP´ ye defalarca vurur da vurur.
Çünkü halkımız o tarihleri bilmezler, öğrenmeyede hiç heves etmezler. Halkımızın yapısı basittir. Kemal Sunal´ ın filmlerini 40 senedir seyreden ve gülen bir halkız. Bunun bir tesadüf olmadığının yeni bir kanıtı da 16 senedir aynı şeyleri tekrar eden Sn. Recep Tayyip Erdoğan´ a hayranlıkla bağlı olmamızdır. Mantık ve ruhi yapımızı CHP keşfetmelidir.
CHP olarak, Sn. Erdoğan´ ın neden Abdülhamit´e sarıldığını temelde öğrendik mi? Hayır.
Abdülhamit 1976´ da tahta oturur ve bir bahane ile 1 yıl sonra Meşruti Meclisi kapatır ve 1909 yılında tahttan indirilene kadar ?Tek Adam? olarak Osmanlı´ yı idare eder. Yani ortada tek adamlık benzeşmesi vardır.
1920-1938 arası Atatürk dönemini, (Tek Adam+Çok Parti) AK Parti asla sevmez. Çünkü o dönem baştan sona millileşme; yerli malı, yerli sanayi, fabrikalaşma dönemidir ve gerek iç politikası, gerek dış politikası itibariyle tamamen millik esasına oturmaktaydı ama bu dönemde, ezanın Türkçe okutulduğunu, Kur´an´ ın yasaklandığını, din adamlarını astığını, Dersim kalkışmasıyla da Kürtlerin ezildiğini diline dolar, bırakmaz. AK Parti nazarında bu dönem tam anlamıyla dinsizlik ve baskıcı niteliktedir. Yani buradan İslamiyet´ i savunarak çok rahatlıkla CHP´ yi ezip geçebiliyor.
İsmet Paşanın Milli şef olduğu 1938-1950 dönemini AK Parti yine ?Tam baskıcı? dönem olarak kabul ediyor. 1945´ de çok partili hayata geçildi ve halk da ilk kez 1946´ da seçime gitti. Demokrasinin başlangıcı sayılacak bu olayı AK Parti kendi lehine çevirmekte çok usta davranmaktadır.
Bu seçimde ilk kez sandığa giden, ilk kez sandık görecek olan ve seçimin ne anlama geldiğini bilmekten uzak olan vatandaşlar oyunu açık biçimde kullanmış, oy sayımları da gizli yapılmıştır. Babamdan dinlemiştim; bir jandarma gelmiş yaşı uygun köy halkını toplayıp bir başka köye götürmüş. İnsanların korkularından dem vuruyordu rahmetli.
Bu uygulama ile CHP oyların çoğunu almış ve TBMM´ ye çok fazla milletvekili sokmuştur. Buna mukabil Demokrat Parti çok az vekil çıkarabilmiştir. AK Parti nazarında seçim hilelidir ve traji komik bir olaydır. Buradan, CHP´ ye dilediği kadar yumruk atabilmektedir; ama... İşin ama´ sı dikkate alınmıyor. Aynı CHP tüm gücü elinde iken ve hile yapmaya da tam alışık ve uygun olmasına rağmen ne hikmetse 4 yıl sonra yapılan seçimlerde baskıcı tutumunu bırakmış ve kendisi sadece 36 vekil çıkararak 30 yıl sonra iktidarı (1950) Demokrat Parti´ ye devretmiştir. Çok baskıcı, çok zalim olan olan İsmet Paşa o koltuğu devretmemek için neden formüller geliştirmediğini düşünmek gerekmez mi?
Dün Menderes´ lerin idam edilişinin yıldönümüydü. Sn. Erdoğan bu idamları bir cümlede CHP´ ye yıkıverdi. Çünkü ortada bir mağduriyet var ve bu mağduriyet olayı kendi mizacıyla bire bir örtüşmektedir. AK Parti´ nin bu kahredici çıkışlarına karşılık memleketi kan gölüne çeviren APO´ nun idamını kaldıran AK Parti için CHP nedense hiçbir argüman ileri süremiyor, sürmüyor, günü gelince de ağzını bıçak açmıyor.
CHP´ ye diyorum ki hazırlığınız olmalıdır.
Hazırlığınız yoksa AK Parti önünde tutunamazsınız.
Cumhuriyet´ in kurucu felsefesini yazan adamın Ziya Gökalp olduğunu biliyoruz. O halde CHP ne edip ne yapıp Gökalp´ i kör noktada bırakmayacaktı. CHP´ nin kuruluş günlerinde Gökalp´ i de programına alsaydı 6 Ok´ un milliyetçilik bölümü ölme noktasına gelmeyecekti. Bunu da bir noksanlık sayıyorum.
Devlet kurulduğu zaman Devletimiz ilk iş olarak ?Din İşleri Yüksek Reisliği? ni kurmuş ve Ehlisünnet İtikadı üzerinde din hayatımızı tanzim etmişti. Bugün kalite itibariyle Cumhuriyet döneminin din adamları seviyesinde din adamı yetiştirilmediğinin sebebini CHP ısrarla sorabilir. Mehmet Rifat Börekçi, Hasan Basri Çantay, Elmalı Hamdi Yazır, Ömer Nasuhi Bilmen, Babanzade Ahmet Naim, M. Zahit Kotku gibi âlimlere karşılık ayni kalibrede kaç din aliminin yetiştirildiğini sık sık tekrar ederek şanlı geçmişine sahip çıkabilirdi.
AK Parti´ nin şuuraltında Siyasi İslamcılık yattığı malumdur. Bu nedenle; CHP´ yi, İttihak Ve Terakki´ nin devamı olarak yaftalamakta, kendisini de o tarihlerde buna karşılık kurulmuş Hürriyet Ve İtilaf Partisi çizgisinin devamı saymaktadır. O fırkanın devamı; Serbest Fırka, Demokrat Parti (Demirel Dönemi atlanıyor), Anavatan Partisidir.Sn. Erdoğan´ ın ikide bir " Biz Demorat Parti´ nin, Anavatan Partisi´ nin devamıyız" demesinin altında bu çizginin kabulü yatmaktadır
AK Parti şu an bu zincirin halkalarının devamı gibidir. AK Parti geçmişte zuhur eden olayları fitne uyanır korkusuna kapılmadan bir, bir, dile getirerek toplumu dilediği gibi yönlendirme donanımına ve cesaretine sahiptir. AK Parti bu anlamıyla tam vurucu partidir.
Buna karşılık CHP´ nin herhangi bir hazırlığı olmadığı görülüyor. CHP kurmayları, demagogları, hastaları, taraftarları... Vs. Rakibine karşı elinizde malzemeleriniz yoksa akıbetiniz daima mağlubiyet olacaktır.
Unutmayın! Fikirlerin çarpışması insanların çarpışmasından daha güçlü bir sonuç verir.