AK Parti 16 senedir huyunu, suyunu, çizgisini tutumunu değiştirmedi. Hala da aynı politikasına devam ediyor. Bugünkü yazımı ekonomi üzerine tahsis ettim. Çünkü halkın canı iyiden iyiye yanmaya başladı. Med Cezir gibi piyasalardan paralar çekiliyor. Bütçe açığı dayanılmaz boyutlara geldi.
Ama iktidar partisi nedense vaatlerini seçime endeksli olarak seçim sonrasına bırakma alışkanlığını terk etmedi. Hep aynı nakarat şarkısını ezbeledik. Oysa ekonomi piyasası çok basit kurallarla işler. Cari açık verildiği sürece bütçe açıktadır. Siz dışarıdan 200 dolarlık mal alır, 100 dolarlık mal satarsanız 100 dolar açık verdiniz demektir. Bu açığı kapatmak için ya borçlanarak ya da karşılıksız para basmak zorundasınız. Her ay 4-5 milyar dolar açık veriliyorsa gelir gider denkleminde bir problemin var. ?Gelir= Gider? dengesi şart.
Bütçenin denklik şartı üretimle bağlantılıdır. Piyasalar güvenli ortam ister, yargı bağımsızlığı şartların ilkidir. Rakamlar tek başına hiçbir şey ifade etmez. Sen, elindeki tarlanı çok iyi hazırlayacaksın ki sonunda mahsul almayı hak edesin. Biz de hala "Yağdır mevlam su" mantalitesi geçerli.
Almanya ekonomisi sürekli ?bütçe fazlası? vermekte, örneğin; 200 dolarlık mal ihraç ediyorsa 180 dolar mal alıyor; 20 dolar fazlalığı da ?Refah payı? olarak halkına yansıtıyor. Türkiye üretmediği sürece bütçe dengeleri sürekli ?Dengesizlik? üzerinde sonuçlanacaktır.
Sn. Recep Tayyip Erdoğan tüm günahları ?Faiz? üzerinde tecelli ettiriyor ve bunu da bir talimatla çözmek istiyor. Ekonomi, ?Açıl Susam Açıl? anlayışıyla ne kadar yürür ve kurallar niye dikkate alınmaz?
Halk bankalara borçlanarak derdine çare bulmaya çalışırken bir gün borçlarını ödeyemez duruma düşeceği aşikâr. Gelir kadar gider yapmak gerekli ama normal hayat düzeninde ihtiyaçlar o denli fazlalaştı ki, giderler mecburi olmaya başladı. Daha lise yıllarımızda yumurta tavuk örneği anlatılırdı bizlere. Mesela; 6 tavuğunuz var, her gün 6 yumurta alıyorsunuz ve aile de 3 kişi. Kişi başına günlük 2 yumurta düşüyor ancak zamanla kişi sayınız 4, 5, 6 olup da tavuk sayısı değişmezse yumurta haliyle azalacaktır. Bu durumda ya tavuk sayısını arttıracaksınız ya da nüfusu bir noktada sabitleyeceksiniz aksi halde nüfus ve yumurta arasında denklik bozulacaktır.
Sn. Cumhurbaşkanı ekonomide oluşan tıkanmayı 24 Haziran sonrasına ötelemektedir. Yine bir yanıltma, yine bir belirsizlik vaadi var. Hatırlayın referandum sözlerini, diyorlardı ki; verin evetleri ekonomi coşsun, verin evetleri terör yok edilsin! Hele Binali Yıldırım Bey, davudi tok sesiyle sol kolunu da sözlerine destek yaparak tane tane; ?Evetler gelecek terör bitecek!?, ?evet çıkacak ekonomi coşacak!? Demiyor muydu, noldu o tumturaklı laflar?
Sihirli değnekler 24 Haziran sonrasına ertlenmektedir. Anlaşıldı ve de anlaşılıyor ki, AK Parti´ nin siyaset argümanı hayaller üzerine bina edilmektedir. 16 senedir her seçimin, mutlaka bir yanılmışlığı, mutlaka bir aldanmışlığı var. Önce vaatler sıralanıyor sonra da kandırıldık, aldatıldık itirafları geliyor. O halde denebilir ki, AK Parti seçim öncesi ve seçim sonrası konjüktür için,
? Önce vaatlerde bulun=Sonra kandırıldık de! ?
Vargelini kullanmaktan asla vaçgeçmiyor, vazgeçmeyecek de!
Ancak her şey bir yere kadar... Millet gidişatı gördü, anladı ve kararını vermek üzere harekete geçti. Aradığı; siyasette denge, vaatlerde denge, uygulamalarda denge´ dir. Tıpkı bütçede şart olan denk bütçe gibi AK Parti vaatleri de istikrarlı biçimde denk gidiyor.
Çobanın yalanı anlaşılınca koyunlarını kurta kaptırırmış. AK Parti´ ye bir kurt musallat oldu bakalım sürüsünü bu kez kurtarabilecek mi?