Turkler 1071´de Anadoluyu bir Türk Yurdu haline getirecek Fethi gerçekleştirip Malazgirt Kapısından girdiler.Askeri fetihler ard arda tamamlanıyor ve Türkmenler Horasan üzerinden bu yeni yurda akıyordu.
Böylece seneler geçti.Ne var ki ticaret,pazar,ürün taban fiyatları yani kısaca ekonomi halen hristiyan unsurun elindeydi. Fakirdi Türkmenler,alım güçleri yoktu.Askeri zaferin bir ekonomik zaferle taclandirilması gerekiyordu.Ekonomik olarak kim üstünse onun borusu ötüyordu.Ticaret gavurun elindeydi,Türkmen garip kalmıştı.
Ahi Evren geldi Horasandan..Türkmenleri meslek gruplarına göre ayırdı,hizaya soktu,kooperatifler kurdu.Cok büyük bir dayanışma örneği sergileniyordu.Türkmen kendi üretiyordu.Kısa zamanda pazara hakim oldular.Gavurun mali gücü kırılmıştı.Anadolu,organize olmuş dükkanlar,atölyeler,loncalarla dolmuştu.Yerli,kaliteli ve seri üretim sayesinde artık zafer tamamdı.
Ahi Evren tarafından kurulan Ahi teşkilatı sadece iktisat üstünlüğünü elde etmedi.Yollar,köprüler,çeşmeler,hastaneler kurdular.Anadoluyu baştan başa imar ettiler.
Ahilik bir esnaf teşkilatından çok daha fazla birşeydi.Kisinin kendi emegiyle yücelmesi için bu öğreti usta çırak iliskisi içinde yayıldı.
Ibadet eder gibi çalışıyorlardı. Bir ahlak inşa ettiler.Ahilik kardeşlik ve cömertlik demekti.İyiliği yaydılar.
Her ahi canla başla isini yapıyor,yalnız kendini değil tüm toplumu düşünüyordu.Ticaret yapıyorlardı,zenaat yapıyorlardı ama onlar bu dünyaya "sahip" olmaya değil "şahid "olmaya gelmiştiler. Hileli mal yapanın pabucunu dama atarlardı.Tebdil-i kiyafetle keşfe çıkan padişah,bazı mallar almak için bir dükkana uğrardı,ahi bazı malları verir,diğer mallarda kendisinde olduğu halde padişahı karşı dükkana yollardı."O kardeşim daha siftah yapmadı"lafı padişahı bile hayrete düşürürdü de "Bu millet asla yenilmez" derdi.
Ahiler,emeğin,alınterinin,disiplinli çalışıp kaliteli ve yerli ürün ortaya koymanın en başına ahlâk,mesuliyet,takva gibi üst değerler koydular.
Türkiye Almanyaya işçi göndermeden önce bir heyet gönderdi.Almanlara bu sistemi nasıl kurdunuz diye sordu.Almanlar,"Sizde Ahilik diye bir müessese var,biz onu örnek aldık"dediklerinde heyet şaşkınlıktan küçük dilini yuttu.
Bugünlerde çokça işittiğimiz "Yerli ve Milli Üretim"yuzyillar önce tüm yönüyle ahilik tarafından bu topraklarda hayat bulmuştu.
Atatürk,ahiliğin bu topraklar için önemini kavramış,milli mücadele içinde bile bu konuların araştırılması için heyetler gorevlendirmisti.Ömrü vefa etmedi.
Pekçok sebebten kapitalizm bu ülkeye hızlı bir giriş yaptı.Yalnizca ekonomik değil ahlâk inşa ederek girdi.Kapitalizmin inşa ettiği ahlak bizi kendi özümüzden koparalı çok oldu.
Kapitalizm,Sanayici,esnaf hatta devlet adamlarımızın bile ahilik tarafından ekilen tüm zihin dünyasını dönüştürdü.
Asırlarca dünyaya örnek olduğumuz bir milli ekonomiden şimdi geriye IMF ile Mckinsey vs gibi gavurca çözümlerin arasına sıkışmış dışa bağımlı dolara endeksli bir ekonomik taklidî model kaldı.Ahlak ve zihniyetimizde bu dolara endekslenmekten kurtulamadı.
Hırsla servet yığma,ısraf üstüne israf,ağır vergiler,yüzde yüzü bulan zamlar,dışa bağımlı bir ekonomi,faiz lobisi,Katardan gelen sıcak paraya çocuk gibi sevinmeler,fırsatçılık,gelir dengesindeki uçurum derken lafta kalan bir yerlilik ve milliligin hayali altında milletçe ezilir olduk.
Ekonominin yeni ağababaları dünyaya sadece "Sahip " olmaya gelmişti.
Osmanlı bir ahi devleti,kurucusu Osman Bey de bir ahiydi.Cihan devletinin ilk padişahı Osman,vefatında hiçte geriye bir servet bırakmadı.
Ahilik bu toprakların gerçek bir degeriydi ve biz bugün belli gün ve haftalarda şöyle bir anıp geçiyoruz.Kendi tarihini müzeden seyreden yerli turistler olduk. Bu topraklarda ilk bankacılığı ahiler yaptı.Esnaf ve sanatkar odalarını ahiler kurdu.Ilk Sosyal sigorta faaliyeti ahilerin...Kooperatifleşme ahilerin..Köylerdeki imece bile tabir olarak bize ahilerden kaldı.Kent imarı ve belediyecilik ahilerden...Sosyal Devlet nedir diye Ahiye sorun göstersin size...
Biz yüzde yüz bizim olan büyük bir hazineyi çok derinlere gömdük ve gömdüğümüz yeri de unuttuk,gömdüğümüzüde...
Küresel ve vahşi emperyalizmle en etkin mücadele yolunun ahilik olduğunu anlamamız için daha kaç kriz gerekiyor? Nezaman anlayacağız yerli ve Milli ekonomi inşa etmeden önce ahlâkı ayağa kaldırmamız gerektiğini?
Osmanlı Devletinin kurucusu bir Ahiydi,niçin cumhurbaşkanımız da bir Ahi olmasın?
Akıllı bir belediye çıksa da tıpkı Alman Devleti gibi Ahiligi araştırsa,belediyesini bu anlayışı güncelleyerek yeniden kursa kimbilir nasıl harika kaynaklar yaratacak ve bugünün Almanyasi gibi şaha kalkacağız?
Bu satırların yazarı olarak hep hayret etmişimdir ki niçin okullarımızda ahilik başlı başına bir ders olarak okutulmaz?
Ahilik bu asrın idrakine söyletilmeli ki ozaman Yerli Ve Millî Ekonomi lafta kalmasın. Bizim Türk Milleti olarak dünyaya söyleyeceğimiz bir sözümüz olmalı.Biz kokan,bizden olan,bizim olan...
Ahilik çok derinlerde bir yerden bizim esnafımıza,sanayicimize,belediye başkanımıza,devlet adamlarımıza bakıyor.
Ahilerin şed kuşağı dedikleri kuşak yeniden bağlanmak için bu cağın bu toprağın insanını bekliyor.
Bir kişi her kişiyi düşünürse "Bu millet diz çökmeyecek ".
Ahi Evren bu cağın insanına sesleniyor."Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir.Akıl ve ahlak ile bizi geçen bizdendir."
Bu konuya daha sonra yine temas edeceğiz.Umarım bu mütevazi satırlar bunu okuyanların kalplerinde küçükte olsa bir çerağ yakacaktır.Selametle....