365 kere 8 Mart

365 kere 8 Mart

Abone Ol
Günümüzden 158 yıl önce 8 Mart tarihinde Amerika` da 40.000 işçinin daha iyi çalışma ve yaşam koşulları hedefiyle başlattığı grevde çıkan olaylarda 129 kadın işçinin ölümüyle tarihe kanlı harflerle kazınan 8 Mart`ı ilk defa Danimarka önemli bir gün olarak kabul etmiş, ardından 1921` de Moskova` da yapılan Uluslararası Kadın Konferansında "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" olarak adlandırılıp kutlanmaya başlanmıştır. Birleşmiş Milletler de 6 Aralık 1977`de Dünya Emekçi Kadınlar Günü`nü tanımlayarak uluslararası bir gün haline getirmiştir. Ülkemizde Mustafa Kemal Atatürk` ün 1921`de talimatıyla kutlanmaya başlayan 8 Mart`ın amacı kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasıdır. 8 Mart deyince aklınıza ne geliyor? Dünya Kadınlar Günü mü? Peki kadın deyince aklınıza ne geliyor? Kadın mı, anne mi, bacı mı, yoksa garip bir mahluk mu? Horlanmayı, dışlanmayı, her türlü kötü muameleyi haketmiş ikinci hatta üçüncü sınıf bir canlı varlık mı? Ülkemizde kadın olmak başlı başına içinden çıkılmaz bir mesele. Her an başka başka bahane ve sebeplerle günde kaç ocak sönüyor, kaç anne babanın gönlüne ateş düşüyor? Zaten malumunuz haberlerde duyuyoruz ve burun kıvırıp geçiyoruz. Alıştık artık. Bu yaşanan hazin olayların kendi başımıza gelmediği için seviniyoruz. Aslında ne hazin değil mi? Yeryüzü ülkemiz özellikle üniversiteler yaşanmaz bir hale geldi. Ne medya ne basın göstermelik olarak 8 Mart Kadınlar Günü`nü geçiştiriyorlar. Bu acı olaylarda, kadına yönelik bu inanılmaz zulumlerde hepimizin payı var. Kimse kendine suçsuzum diye pay çıkarmasın! Çıkarırsa en büyük suçlu kendisidir! Oysa çareler gözümüzün önünde dururken bizde toplum olarak üç maymunu oynamaktayız. Ama ben sizlere göre şanslıyım, cesaretliyim en azından... Yüksek sesle her platformda bu konuyu işliyorum, anlatıyorum ve bir tek insanı bile aydınlatabilmenin huzuru içerisindeyim. Ülkeyi kurtaramıyorum ama bir kişide olsa onu aydınlattığıma inanıyorum. İnşallah şu karanlık günlerden aydınlık günlere çıkabilme adına umudumuzu yitirmeyelim. Saygı değer okuyucularım şunu bir düşünün isterseniz: KADIN GİDERSE BİR EVDEN BİR AİLEDEN BİR ÜLKEDEN VE DÜNYADAN, aslında neler gider biliyormusunuz? Aklınız hayaliniz bile almaz! Sevgi ve saygılarımla...