19 MAYIS 1919´UN 100. YILI KUTLANIRKEN

Atatürk Samsun´a İngiliz motoru ile çıktı

Abone Ol
2019 yılında, 100. yılını kutlamakta olduğumuz 19 Mayıs tarihi,  Türk milleti için önemli bir gündür. Mustafa Kemal,  Samsun´a çıkışı ile tüm ülkeyi kurtaracak olan ulusal eylemi ve birlikteliği o gün başlatmıştır.  Atatürk;  yola  çıkış öyküsünü şöyle anlatır:      ?İstanbul´dan ayrılmak üzere, evimden otomobile bineceğim sırada Rauf  Bey yanıma gelmişti. Bineceğim vapurun izleneceğini ve beni  İstanbul´dayken  tutuklayamadıklarına göre,  belki de Karadeniz´de  batırılacağımı güvenilir bir yerden  işitmiş,  onu  haber verdi.  Ben;  İstanbul´da kalıp tutuklanmaktansa, batıp boğulmayı  tercih ettim ve yola çıktım.?       Biz;  Atatürk Samsun´a gitti derken,  gemiye binerek doğal bir şekilde yola çıktığını sanıyoruz.  Oysa ülkenin bir yerinden diğer bir yerine gitmek,  yabancı bir ülkeye gidiyormuşçasına,  o yeri işgal eden yabancı komutanların  iznine  yani  vize vermesine bağlı  idi.  Mustafa  Kemal Paşa için;  Sultan´ın verdiği yol ve çalışma belgesini  gören İngiliz komutan,  çıkış iznini  onayladı ancak kısa bir süre sonra hata yaptığını anladı.  İngiliz komutan,  Samsun´daki İngiliz işgal kuvvetlerine telgraf çekerek yakalanmasını istedi.  Gemi göründüğünde,  gemiye yanaşarak,  askerleri ve tercümanı ile güverteye çıkan İngiliz Tabur  Komutanı  Mr.Salter,  Mustafa Kemal´i görmek istediğini söyler.  Kısa bir süre sonra kapı açılarak içeri alınır.  Bundan sonrasını komutan Salter  şöyle anlatmaktadır:       ?Içeri girdiğimde bir grup kişi yarım çember şeklinde ayakta durmakta  idi.  Tam ortada Mustafa Kemal olduğunu tahmin ettiğim kişi duruyordu.  Bir  eli cebinde idi,  yüzünde gülümseme vardı. Kendisine yaklaştım ve  ?Emrinizdeyim  komutanım?  dedim.  Atatürk gülümsedi ve ?Buyrun,  dışarı çıkalım? dedi,  dışarı çıktık,  benim motoruma binerek sahile gittik.  Sahile çıktığımızda,  askerlerime silahlarını bırakmalarını ve teslim olmalarını söyledim .  Şaşıran askerler emrini yerine getirdiler. Sahilde bir gün önce gördüğüm , kara  kalpaklı kişiler vardı.  Mustafa  Kemal Paşa;  benim yanıma, o siyah  çizmeli kara  kalpaklı kişilerden birini vererek kendi makam otomobilimle,  kendi şoförümle birlikte misafir edileceğim Ankara´ya gönderdiler.  Taburumun   erleri de;  Çorum,  Çankırı ve Kastamonu´da kurulan esir kamplarına yerleştirilmişler.  Kurtuluş Savaşı´nın sonuna kadar Ankara´da  Ogüstüs Mabedi´nin yanındaki Hacı Bayram Camii´nin  önündeki cadde üzerinde bulunan iki katlı ahşap bir evde kaldım.  Hizmetimi göreceğini söyledikleri,  fakat aslında gardiyanım  olan ve sıksa suyumu çıkararak  kuvvetteki bir kadınla  dört  seneye yakın bir süre bu evde oturdum.?       Savaş sonunda anlaşma gereğince tutuklu İngiliz subay ve askerler,  Malta´daki Türk askerlerle değiştirilerek ülkelerine gönderilir.  Komutan Mr. Salter,  İngiltere´de tutuklanır,  vatana ihanet ve direnmeden teslim olmak suçundan Divanı   Harbe  verilir.  Mahkemede komutan  Salter,  savunmasını söyle yapar:       ?Sayın hâkimler; İngiliz işgal kuvvetleri , Türkler karşısında yenilip,  geri çekildiğinde Başbakanımız Lloyd George´a  uğranılan bu  mağlubiyetin nedeni  ve  hesabı sorulmuştu.  Bu soruya karşılık   Başbakanımız  Lloyd George   şunu  söylemiştir:       ?Yüzyıllar bir veya iki dahi yetiştirir.  20.  Yüzyılın dahisinin Türkiye´den çıkacağını ve bu dahinin  Mustafa Kemal olduğunu ben nereden bilebilirdim??        Görüyorsunuz ya hâkimler,  karşınızdaki bu subay,  Başbakanımızın bahsettiği,  20. Yüzyılın  dahisi ile hiç beklemediği bir anda karşı karşıya ve göz göze gelmişti. Ne yapabilirdim?  Eğer ben başka türlü hareket edecek  olsa   idim,  bugün benimle beraber bütün taburumun mezarlarını ziyarete  gidecektiniz.  Fakat şimdi,  eceli İle ölmüş olan  üç  erimizin dışında hepimiz  sağ salim yurdumuza dönmüş,  ailelerimize kavuşmuş  durumdayız . Karar yüksek adaletinizindir.?       İngiliz komutan hakkında beraat kararı verilir ve serbest bırakılır.       İşte hakkında çok konuşulan,  çok şey anlatılan 19 Mayıs 1919´un az az bilinen ve az konuşulan yönlerinden biri de bu müthiş olaylardan oluşmuştur.       19 Mayıs 1919´un az bilinen yönlerinden biri de,  19 Mayıs´ın nasıl bayram olduğudur.       Gençlik ve Spor Bayramı,  ilk defa 24 Mayıs 1935´te ?Atatürk Günü?  adı altında kutlanmıştır. Beşiktaş Spor Kulübü´nün girişimleriyle Fenerbahçe Stadı´nda kutlanan bu ilk 19 Mayıs;  Beşiktaş ,Galatasaray ve Fenerbahçeli  yüzlerce sporcunun ve halkın katılımıyla  gerçekleşmiştir.  Bu organizasyondan bir süre sonra gerçekleşen spor kongresinde söz alan Beşiktaş kurucu üyesi Ahmet Fetgeri  Aşeni,  kutlanan Atatürk  Günü´nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için ?19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı?  adı altında her yıl  yapılmasını teklif etmiştir.  Kongrede oylanan bu öneri kabul edilmiş ve Atatürk´ün de onayıyla  20 Haziran 1938´de  ?Gençlik ve Spor Bayramı?  adı ile  milli bayramlarımız arasına katılarak yasalaşmıştır.  12 Eylül 1980´den sonra  Gençlik ve Spor Bayramı´nın adı ?Atatürk´ü Anma , Gençlik ve Spor Bayramı? olarak değiştirilmiştir.       Mustafa Kemal Atatürk,  Cumhuriyeti ve Gençlik  Spor  Bayramını  gençlere  emanet  etmiştir.  Atatürk´ün  anladığı  gençlik;   doğal olarak yaş  itibariyle genç olan Türk gençlerinin yanında,  görüş ve düşünüş olarak,  her türlü yeniliğe ve gelişmeye açık  olan her  yaştan  kişilerdir.  O´nun: ? Genç fikirli  demek,  doğruyu  gören ve anlayan gerçek  fikirli  demektir.?  sözü bu görüşü yansıtmaktadır.(A. Erdem Akyüz,  Atatürk ve 19 Mayıs,  Bütün Dünya , Başkent Üniversitesi Kültür Yayını,  sayı 2019)                                                                                                                                                                                   14.5.2019