Hasan ERGE


KANAL PROJESİ, MONTRÖ VE ALTIN HESABI

AK Parti Genel Başkanı projeden yana... Kanal devereye girerse çok kazanacağız diyor ve Montrö Antlaşması sebebiyle Boğazlardan para kazanamadığımızı dile getiriliyor.


Birkaç haftadır İstanbul Kanal Projesi Türkiye gündemine oturdu. Bu sebeple ben de okuduğum bir köşe yazısını dikkate alarak gündeme bir yazı ile girmeyi istedim. Çünkü yazı etkileyeci ve dikkat çekiciydi. Konu hakkında kamuoyu şöyle şekillendi...

AK Parti Genel Başkanı projeden yana... Montrö Antlaşması sebebiyle Boğaz geçişlerinden para kazanamadıklarını ama Kanal devreye girerse çok kazanacaklarını dile getirmektedir. Taraftarlar, %100 genel başkanlarıyla hem fikir. MHP´ den kayıtsız şartsız destek yine geldi. 

CHP ile İYİ Parti´ ye göre bu olay bir ABD projesi; maliyeti çok yüksek, ekolojik dengeler bozulacak, işin içinde büyük rant var. Anlayacağınız, Türk halkı Kanal konusunda ikiye ayrılmış durumdadır.

Şahsımın önerisi ise konu tartışılsın ve sonunda bir referandum ile halkın kararına riayet edilsin. Referandum niye gereklidir? Bugüne kadar düşünülmüş projelerden çok büyüktür ve geri dönüşü olmayacak bir yola girilirken, Kadim İstanbul ile Trakya´ nın kara bağlantısı sona erecektir. Halkı, siyasi karar ile oldu bittiye getirmek yerine demokratik bir hak ile milletin iradesine başvurmak en sağlıklı yoldur. 

Kanal projesi tartışılırken önümüze çıkarılan yüksek engelli bariyerin adı, Montrö Antlaşmasıdır, yani Montrö yüzünden elimiz kolumuz bağlanmış olup bu yüzden yapay ikinci bir boğaza ihtiyaç duyulmuştur. Gerçekleştiğinde de kanal sayesinde darphane gibi dolar basacağız.

Yeniçağ Gazetesi Yazarı, O. Uğurlu, 18 Aralık 2019 tarihli köşe yazısında 0,17 gram altından söz ediyor ve Türkiye´ nin,  yaptığı değişiklikle büyük zarara uğradığını dile getiriyor. Olay şu: Atatürk, 1936 yılında Montrö Antlaşmasını imzalamıştır. Antlaşmaya, Boğazlardan geçecek her gemiden ton başına net (0,17 gr) altın alma maddesi konuluyor ancak, Türkiye 1983 yılında kendi ayağına ciddi bir kurşun sıkar.  Kenan Evren ve Yönetimi 0,17 gram altının karşılığını 2,78 dolara sabitlemişlerdir. Zararın boyutuna dikkat çekmek için 2018 yılını baz alan Uğurlu, şu hesabı yapar; Boğazdan, yaklaşık 85 bin 102 gemi ve 1,3 milyar ton yük geçmiştir. Montrö´ ye göre, Türkiye bu geçişlerden 24 ayar altın üzerinden 221 ton altın tahsil etmesi gerekiyordu.

Ancak gel gelelim Türkiye  o gün bugün hesap aynen devam edegelmiş. Okuyalım:

?Montrö´ ye göre, Türkiye´ nin tahsil etmesi gereken geçiş ücreti 2018 yılında 8 milyar 541 milyon dolar iken sadece 611 milyon dolar tahsil etmesi ile ortaya çıkan kaybı şudur: 7 milyar 926 milyon ABD doları? İşte bu nedenle Erdoğan da, 17 yıldır ülkenin tonlarca altın sahibi olma fırsatını kaçırıyor, yakalayamıyor??  

7,9 milyar dolarlık kayıp sadece 2018 yılına ait, 1983´ den bugüne, 36 yıllık kaybımızı düşünürsek yüz milyarlarca ABD doları zarardan söz edilebilir. 

Değerli okurlarım, Kenan Evren ve Şürekâsı tarafından yapılmış o vahim hata bir yerlerde düzeltilse neleri kazanacağımızı, düzeltilmediği için neleri kaybettiğimizi okuyunca insan ister istemez: ?Vah, vah!? Demek zorunda kalıyor. 

O halde yeni bir gerçek ile karşı karşıyayız. Eldeki fırsatları yeniden yürürlüğe koymanın yollarını bulalım ve o takdirde yılda 7-8 milyar dolar kazanma ihtimalimiz doğacaktır. Buna karşılık biz, 50-60 milyar TL bütçeli ve ekolojik yapıyı bozacak yeni macera peşine düştük. 0,17 gramı güncelleyerek yeniden hayata  geçirsek belki kanal projesine lüzum kalmayacaktır. Umarız; Orhan Uğurlu´ nun dile getirmeye çalıştığı o altın ölçüsü dikkate alınır.

NOT 1: Boğazlar Konferansı, 22 Haziran 1936´da İsviçre´nin Montrö şehrinde çalışmalarına başladı. Biray süren çalışmalar sonunda, 20 Temmuz 1936´da Boğazlar Sözleşmesi kabul edildi. Sözleşme Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Japonya, Yugoslavya, Yunanistan ve Bulgaristan arasında imzalandı. 1938´de sözleşmeye İtalya da katıldı.

NOT 2: 1936´ da 1 ABD dolar, 1,26 TL.

NOT 3: 1983´ de 1 ABD doları, 5.9 TL

 



mehmet portakal
1.01.2020 21:14:30
Değerli büyüğüm, bu güzel yazını YEREL´de atlayanlar varsa, dikkatlerini çekmek amaçlı aldım ve web sitelerime koydum, haberin olsun, Saygılar,